Munzur Candır, Cemdir, Kevn ü Mekâna Sığmaz
Munzur, Dersim halkının inançla, kültürle ve doğayla kurduğu bağın canlı hafızasıdır. Munzur’un gözelerine mescit yapılması, yalnızca bir inanç saldırısı değil; aynı zamanda siyasal bir mühendisliğin, asimilasyon politikasının açık göstergesidir.
Bugün iktidar, halkın gerçek sorunlarını çözmek yerine —yoksulluk, işsizlik, göç, eğitimdeki çöküş, sağlıkta eşitsizlik— Alevi toplumunun kutsallarına müdahale ediyor. Bu, bir yönetim tercihi değil, bir siyasi saldırıdır. Çünkü iktidar biliyor ki halk kendi yolunda, kendi kültüründe, kendi inancında direnç bulur. O direnci kırmak için kutsalları hedef alıyor.
Bizler biliyoruz:
Munzur, Alevi halkı için ibadetin kendisidir.
Dağ, taş, su, rüzgâr, ateş; hepsi Hakk’ın tecellisidir.
Oraya mescit açmak, yalnızca beton dökmek değildir; hafızaya, inanca, kültüre saldırıdır.
Bu, laiklik ilkesine aykırıdır.
Bu, anayasanın eşit yurttaşlık hakkına aykırıdır.
Bu, uluslararası inanç özgürlüğü normlarına aykırıdır.
Biz bu saldırının yalnızca Alevilere değil, tüm demokrasi güçlerine yapılmış bir tehdit olduğunun farkındayız. Bugün Munzur’da yapılan, yarın başka bir halkın, başka bir inancın, başka bir kültürün başına gelecektir.
Bu yüzden diyoruz ki:
Munzur yalnızca Dersim’in değil, tüm halkların ortak mirasıdır.
Munzur’a mescit değil, özgürlük gerekir.
Halka eşit hizmet gerekir.
Gençlere umut, analara huzur, insanlara eşitlik gerekir.
Biz Munzur’un yolundan, hakikatten, özgür inançtan asla vazgeçmeyeceğiz.
O mescidi oradan kaldırın!
Munzur’a dokunmayın, Dersim’e dokunmayın, inancımıza dokunmayın!



